This slideshow requires JavaScript.

Her kentin kendine özgü bir karakteri vardır. İklimine, topografik özelliklerine, yapılaşma dokusuna ve hatta içinde barındırdığı insanların davranışlarına kadar birçok unsur kent karakterinin belirleyicileridir. İzmir kentinin Selçuk ilçesi sıcak iklimi, düz arazileri, insan ölçeğiyle uyumlu yapıları ve yaya ulaşımı destekleyici yapısıyla kendi karakterini ortaya koymaktadır. Bütün bu unsurlar, sunulan kültür merkezi yapısı için en belirleyici tasarım kararlarına etken olmuşlardır.

Kentin sunduğu açıklıklar en önemli bilgi katmanlarından biridir. Bu açıklıklar (sokaklar, caddeler, parklar, kamusal alanlar vb…) birçok anlamda kent akslarını oluştururlar; çünkü kentteki yaya yönelimini kontrol eden aslında açıklıkların kendisidir. Sunulan tasarım önerisinde araziye birebir oturan kütle, açıklıkları esas alacak şekilde manipüle edilmiştir. Bu sayede kütlenin cephesindeki süreklilik kırılmış, bu kırılma noktalarından da yapıya yaya akışı sağlanmıştır. Yapının caddelerden bakıldığındaki perspektiflerine çalışılmış, davetkâr olmasına özen gösterilmiştir.

Tasarlanan yapının kütle yönelimi de kentteki açıklıklarla ilişkilidir. Sunulan tasarım, büyük ve kapalı bir tekil kütle olmaktansa İzmir’in uygun iklim koşullarını kullanmış ve parçalı kütleleri açık alanla birbirine bağlamıştır. Bu durum hem zemin katta kayda değer bir serbestlik yaratmış, hem de farklı fonksiyondaki mekânların kütlesel olarak birbirinden ayrışmasını sağlamıştır. Kütleler kentin dolu-boş ilişkisi göz önünde bulundurularak konumlandırılmıştır. Daha önce de belirtildiği gibi caddelerden bakıldığındaki kütle algıları tasarlanmıştır. Ana kütle olan gösteri salonu, özellikle Kubilay Caddesi ve İstiklal Caddesi kesişimi perspektifinde vurgulanmıştır.

Açık ve kapalı alanlar arasında dengeli bir ilişki kurulması kentin iklimsel karakterine cevap vermektedir. Sıcak iklim koşullarının pozitif etkileri bu şekilde yapıya yansıtılırken, negatif etkilerinden de arınma yolları aranmalıdır. Batı güneşinden korunmak için batıya yerleştirilen kütlelerle duvar etkisi yaratılmış ve bu sayede sıcak yaz aylarında için gölge sağlanmıştır. Ayrıca, yapı çevresi için önerilen ağaçlandırma da gölge yaratan bir başka unsurdur. Var olan ağaçlar olabildiğince korunmaya çalışılmıştır. Korunan ağaçlara ek olarak farklı alanlarda da gölge yaratması esas alınarak ağaç dikimi önerilmiştir.

Ağaçların gölge yaratmasının yanı sıra yeşilin devamlılığı olarak da etkisi büyüktür. Peyzaj önerisi ağaçlandırmayla beraber yeşil akslar yaratmakta, insanı hem yapıya hem de kendine (yani doğaya) yönlendirmektedir.  Arazinin hemen sağında bulunan yeşil sahanın sunduğu yeşil aksın devamlılığının sağlanması da amaçlanan bir vurgudur.

Yapının sirkülasyon alanları da özellikle yayaların kent aksından ve stadyum aksından yönelimlerini hizalamıştır. Üç sirkülasyon alanı ile yayayı yormadan içine alan yapı, araba ulaşımı için de trafik yoğunluğun daha az olduğu İstiklal Caddesinden arabaları rampayla bodrum kata yönlendirmektedir. Bodrum kattaki tesisat odalarının yerleşiminde üst kattaki mekânların sesten etkilenmemelerine özen gösterilmiştir.

Tasarlanan yapının ikonik anlamda da kente etkisi düşünülmüştür. Bir kültür merkezi olarak sunduğu sosyal imkânları, kent dokusuyla uyumu, yaya dostu olması, yeşille bütünlüğü ve kütlesel anlamdaki hafifliği insanların bu yapıyı kültürel bir merkez ve sosyal bir buluşma noktası olarak görmesini öngörmüştür.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s